SÜTÇÜ SIĞIRLARDA DÖNEMSEL BESLEME
SÜTÇÜ SIĞIRLARDA DÖNEMSEL BESLEME

SÜTÇÜ SIĞIRLARDA DÖNEMSEL BESLEME

İneklerin süt verimlerinin genetik olarak arttırılması sonucunda, onlara gösterilen özenin de arttırılması gerektiği artık bilinen bir gerçektir. Bu özenli bakımın başında inek konforu ve uygun besleme teknikleri gelir. Yüksek verimli ineklerde besleme bir bilim ve sanat karışımı haline gelmiştir. Çeşitli besleme önerileri olmakla birlikte, özellikle ABD’de son yıllarda başarıyla uygulanan dönemsel besleme yöntemi oldukça yaygınlaşmıştır.
Bu besleme evreleri ineklerin bulundukları konuma uygun olarak beslenmeleri esnasına dayanır.
Birinci dönem kuru dönemdir. Kuru dönem 60 gün olmalıdır. İlk kırk günü sütten kesme ve kuru döneme adaptasyon periyodu olup, protein ve enerjisi düşük yemlerin verildiği dönemdir. Ham protein içeriğinin %12 olduğu bir karma yem yavru ve anne için yeterlidir. 
 
İkinci dönem doğuma yaklaşılan son yirmi günlük periyodu kapsar. Yüksek metabolik taleplerin olduğu dönemdir. Yavrunun gelişmesi tamamlanacak ve inek süt vermeye hazırlanacaktır. İnek doğumda enerji sarfedecek ve hemen memelerine süt dolacaktır. Bu evredeki besleme ineğin daha sonraki günlerindeki performansına önemli ve kalıcı etkiler yapar. Protein ve enerji bakımından zengin besleme gerekir.
Ham proteinin %18, işkembede parçalanmayan proteinin %35-40 oranında olması, enerjinin 1.60 mega kalori civarında bulunması, yeterli miktarda selüloz, dengeli vitamin ve mineral içeren, sodyum, potasyum ve kalsiyum açısından düşük seviyeli yemin ineklere verilmesi uygun olacaktır.
 
Yonca yüksek kalsiyum içerdiğinden daha kısıtlı bir şekilde verilmeli, kaba yem olarak ot ve az miktarda silaj tercih edilmelidir. NDF değeri %35 olmalıdır. Rahim içerisinde büyük bir yavru olduğundan son dönemde inek ancak 10 kg kuru madde tüketebilir. İşkembe hacmi daralmıştır. İçerik olarak zengin, kaliteli yem verilmesi bu yüzden de önemlidir. 
 
Üçüncü önemli dönem doğumu takip eden üç haftalık dönemdir. Doğumdan önceki üç haftalık dönemde uygulanan rasyonun aynısı uygulanmalıdır. Ancak ilk üç günden sonra işkembe üzerindeki basıncın ortadan kalkması ve doğum stresinin atlatılmış olması dolayısıyla inek artık daha çok kuru madde tüketebilecek durumdadır. Bu arada süt verdiği için ineğin zayıfladığı fark edilir. Zayıflama günde 1 kg civarında olup, altmış gün devam eder. Eğer uygun kalitede yem verilmezse 60 günlük süre uzar.
 
Zayıflama 60 günden daha fazla sürerse, ya da günde 1 kg’ dan daha fazla canlı ağırlık kaybı olursa ineğin başına ketosis’ten, döl tutmamaya kadar her türlü problemin gelmesi kaçınılmaz olur. Doğumu takip eden günler ineğin süt veriminin “pik” seviyesine yükselmeye başladığı günlerdir. 
Pik seviyesine ulaşan inek bu seviyeyi beş ay kadar korumalıdır. Eğer protein eksikliği ya da enerji eksikliği söz konusuysa verim “pik” seviyesine ulaşamaz. Ulaşsa da o seviyede uzun süre tutunamaz. Süt verimi klasik süt verim eğrisindeki kalıba uygun olmalıdır. Süt verim eğrisindeki ani düşüşler bir problemin varlığını gösterir. 
 
Özet olarak, sütçü bir ineğin üç yaşamsal dönemi vardır. Bunlardan gebeliğin son üç haftası, ile doğumu takip eden üç hafta ineğin verimini, sağlığını, döl tutmasını, kısacası geleceğini tümüyle ilgilendiren dönemlerdir. İnekler sürümüzü oluşturduğuna göre; bu dönemlerde gösterilecek özen ile hem sürünün verimliliği, hem de koruyucu hekimlik hizmetleri sağlanmış olacaktır.